mimarlık

Yeni İş. Yeni Kurallar.

Hiper-işbirliğinin ekip çalışmasını ve ‘ben’i nasıl yeniden tanımladığı üzerine…

En iyi iş yerlerinin, ekibin kolektif ihtiyaçlarını desteklerken, aynı zamanda bireylerin ihtiyaçlarını da besleyecek şekilde tasarlanması gerekiyor. ‘Yöneticinin sana ne dediğini unut!’ mottosuyla yeni iş yapma biçimlerini aktardığımız yazımızın özeti şöyle: “Takım”da bir “Ben” var.

Neden takımlar? Neden şimdi?
Hız, karmaşıklık, yapı bozumu; hayatta kalmak ve büyümek için şirketlerin her gün başa çıkması gereken şeyler bunlar. Şirketler yenilik yapmak zorundalar – ve bu da yeni bir işbirlikçi ekip türünü besleyen bir kültürü gerektiriyor. Takım halinde çalışan insanlar daha hızlı inovasyon yapar, daha iyi sonuçlar elde eder ve daha yüksek iş memnuniyeti bildirirler. Aslında, işyerinde işbirliğini teşvik eden şirketlerin yüksek performans gösterme olasılıkları beş kat daha fazla ve daha karlı bir tablo çiziyor.

Buna karşılık, takımlar her zamankinden daha hızlı hareket etme baskısı altında. En yüksek performanslı takımlarda durum farklı. İşleri hakkında çok az şey geçmişte yaptıklarını andırıyor. Bu yeni ekipler sürekli işbirliği yapıyor. Günleri, hızlı bir yineleme döngüsünde çalışan, hiç bitmeyen bir bilgi ve fikir alışverişiyle dolu. Görevleri birbirine bağımlı ve projeleri akıcı bir nitelik sergiliyor.

Peki bu yeni ekip çalışması her zaman yaptığımızdan farklı mı? Yüzme takımı ile basketbol takımı arasındaki farkı düşünün. Yüzücüler kendi şeritlerinde kalırlar, ancak basketbol oyuncuları sürekli etkileşimde bulunur ve geçiş yaparlar, kazanmak için birbirlerine güvenirler. Bugün takımların da bunu yapması gerekiyor – hızlı bir akışa sahip olmak, ekip üyeleri arasında zıplamak, birbirlerinin fikirlerini yineleyerek geliştirmek gerekiyor. İşin ilerlemesini sağlamak için herkes sorumluluk alımak ön koşul.

Yeni Bir İş Türü
Günümüzde birçok ekip, çalışmalarını yapılandırmak için tasarım düşüncesi metodolojilerini ve çevik davranışları benimsemekteler. Faaliyetlerini ve davranışlarını anlayarak, bu ekiplerin yeni şekillerde çalışmasına yardımcı olacak alanlar tasarlamak mümkün.

Tasarım Odaklı Düşünme
Yaratıcı problem çözme için bir metodoloji öneren tasarım odaklı düşünme yaklaşımı fiziksel ve bilişsel olarak aktif olmayı yapısında barındırıyor. Ekipler, atölye çalışmaları ve beyin fırtınası yapmak, duvarları ve yazı tahtalarını içerikle doldurmak ve fikirlerini paylaşmak için bir araya geliyorlar. Ekip üyeleri birlikte oturarak iletişimde kalıyorlar ve daha hızlı çalışıyorlar. Ayrıca, odaklanmak, bilgileri özümsemek ve kendi fikirlerini işlemek için gruptan çekilme anlarına ihtiyaç duyuyorlar. Yapılan işler bağlamında çalışanlar, ayakta duruyorlar, oturuyorlar, çiziyorlar, malzemeleri ve nesneleri hareket ettiriyorlar. Yapılan işi dinamik ve hızlı kılan da bu işleyişin kendisi.

Çevik
Çevik, yazılım geliştirmeden elde edilen süreç odaklı bir metot olarak hayatımıza girdi ve şimdi hız, esneklik ve müşteri odaklılığını geliştirmek için birçok endüstri tarafından kullanılmakta. Çevik ekipler, çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütülmelerine, ilerlemenin izlenmesine ve iş akışını yeniden düzenlemelerine yardımcı olacak bir dizi faaliyet yapılandırmaktalar. Uygulamaları günlük standup toplantıları, çift tabanlı çalışmalar, sprint incelemeleri ve sprint retrospektiflerini içermekte. Bu ekipler sürekli olarak çalışma modları arasında geçiş yaparak, gerektiğinde tek başına ya da birlikte çalışmaktalar.

kaynak: https://www.steelcase.com/teams/

Read more

Tasarımda Biyomimikri Üzerine

Biyolojiden esinlenen mimari malzemeler, kendilerine pazarda her geçen gün daha geniş yer buluyor. ArchDaily’de yayınlanan bir makalede duyurulduğuna göre, tasarımcılardan ve biyologlardan oluşan bir girişim olan bioMason firması, ortam sıcaklıklarında yaşayan bir bakteri tarafından yetiştirilen bir tuğla geliştirdiğini bildirdi. Bu buluş, tuğlanın pişme aşamasının, son derece yoğun enerji gerektiren kirletici sürecini elimine ediyor. Doğayı taklit etme, ondan yola çıkarak bir ürüne ulaşma süreci gibi tanımlanabilecek olan biomimicry ile, tasarımcının kılavuzluğunda canlılarla ve doğayla uyumlu üretimler gerçekleşebilir.

Ancak Interface tasarımcısı Oakey’e göre, bir tasarımcının benzer farkındalıklara ulaşmak için bir biyolog olması gerekmez. “Biyoloji geçmişim yok; ilhamlarım kendi dış mekan deneyimlerimden geliyor” diyor Oakey. “Dışarı çıkın ve çevrenize dikkatlice bakın. Bir kez bu gözü geliştirdiyseniz, her yerde ilham göreceksiniz.”

Biyomimetik mimari programlama ve materyallerin giderek daha doğa-kökenli hale gelmesiyle birlikte, çevre dostu bir bina yaratmaya dair umut artıyor. Peki ya iç tasarım? Biyomimikri, ürün ölçeğinde neye benziyor? Nasıl var olabiliyor? Oakey, dünyanın ilk biyomimetik halı döşemesi Entropy™’yi Interface için yarattı. Benzersiz bir şey yaratmak için bir ormandaki zemin örtüsünü inceledi. Entropy, döşeme endüstrisinde devrim yarattı, çünkü ilk defa rastgele, yönsüz desenleri ve renk tonlarıyla bir halı karosu imal ediliyordu. Yönlü olmayan model aynı zamanda, sadece %1.5 kurulum atığı oluşturarak büyük tasarruflar sağladı. Başka bir deyişle, geleneksel ürün serilerinden neredeyse %50 daha az atık oluşturuyor Entropy.

Biyomimetik çılgınlığı hızla yayılacak gibi görünüyor. İklim değişikliği ve çevresel bozulma, dünyanın nihayet dikkat etmeye başladığı ciddi sorunlar. Tasarımcılar ve mimarlar bu tasarım yöntemini zamanında benimserse, kalıcı ve etkili bir değişim yaratma konusunda gerçek bir şans var olabilir. Biyomimikri içinde hala yenilikçiliğe de yer var. Doğada var olanla, çağdaş oluşumların bir araya gelmesiyle insanoğlu sonunda, varlığını çevresine saygı duyabildiği bir algoritmada yaşatabilir.

Read more

Konforlu ve Verimli Ofisler Nasıl Tasarlanır -2

“Konforlu ve Verimli Ofisler Nasıl Tasarlanır” sorusunun yanıtlarını aradığımız yazı dizimizin 2. bölümünde ortak kullanım alanlarına odaklanıyoruz.

Jump Space

‘Jump Space’, gün içinde çok kısa bir süre için kullanılan, etkinlikler arasındaki geçişleri desteklemek için kolay erişilebilir konumda olan çalışma alanlarıdır. Bu nedenle, ‘peyzaj’ içinde yüksek insan akışı olan veya hareketli kavşaklara yakın yerlerde bulunurlar. ‘Jump Space’, farklı birimlerden veya başka türlü karşılaşmayan ekiplerden insanları birbirine bağlamaya yardımcı olabilir. Rahat koltuklar ve farklı yüksekliklerde masalar ile yapılandırılabilir.

 

Group Work: Clubhouse

Clubhouse’, genellikle uzun vadeli bir proje için görevlendirilen bir takıma ait olan bir çalışma alanıdır. Çeşitli sabit, mobil, kişisel ve uzak teknolojiler kullanarak insanların görevler ve etkinlikler arasında kolayca ve sezgisel olarak hareket etmelerini sağlayan, çeşitli bireysel ve grup çalışma noktalarından oluşan ‘Clubhouse’, içindeki yakınlığı ve kişisel kimliği koruyarak, verimliliği arttırmaya yardımcı olarak ve devam eden işi göstermek ve paylaşmak için geniş yüzeyler sunar. Bu yapılandırma sınırları tanımlamıştır, ancak görsel erişim için geçirgenliği vardır.


Cove

‘Cove’, bireysel iş noktalarının veya ortak alanların yakınında bulunan ve insanların kısa bir süre boyunca buluşmalarını ve bağlantı kurmalarını sağlayan küçük alanlardır. Katılımcıların etrafındakileri rahatsız etmek istemediği küçük ve hızlı toplantılar için idealdir. Bu nedenle, ‘Cove’ ofisin geri kalanını rahatsız etmemek için yeterli bölümlere sahip olmalıdır ve ayrıca sabit veya kişisel teknolojiler için bağlantılar yoluyla uzak katılımcıları dahil etme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu alanlar genellikle birbirine yakın çalışan kişiler tarafından kullanılır.

Workshop

Workshop’, insanların yeni fikirler üretmek ve çalışmalarını artırmak için birlikte çalışması için ideal ortamı sağlar. Yeni eserleri görmek ve yaratmak için analog ve dijital yüzeylere ve araçlara kolay erişim olanaklarına sahip olmalıdır. Bu alanlarda insanlar fiziksel olarak bulunmasalar bile kolayca görebilir ve duyabilirler. Farklı mobil mobilya çeşitliliği dağılımı ve gruplandırılması, insanların çalışma alanı için en uygun olanı seçmelerine ve düzenlemelerine izin verirken, yeterli dolaşım alanı hareketi teşvik eder. https://www.archdaily.com/923422/how-to-design-comfortable-and-efficient-offices-individual-workspaces

Read more

Steelcase’den Depolama Sistemlerine Yeni Bir Soluk: Lockers Collection

Steelcase geliştirdiği Lockers Collection ile yeni doğan ofis anlayışına ve değişen depolama ihtiyaçlarına yenilikçi bir çözüm getiriyor. Bu koleksiyon, iş hayatındaki dinamiklerin bireysel yaratım sürecinden toplu yaratım sürecine kaymasıyla beraber, çoğunlukla ortak alanları merkez alan, aynı anda bireysel ve ekip çalışmasına ev sahipliği yapan mekânsal bir oluşuma işaret ediyor.

Yenilenen Ofis Algısını Şekillendirin

Günümüzde depolama ünitelerinin işlevi sadece muhafaza etmenin çok daha ötesine gidiyor. İster tek bir kişi tarafından sahiplenilsin, ister toplu bir çalışma alanında konuşlandırılsın; Lockers Collection’ın özgün çizgisi kişisel depolama, mahremiyet ve mekânsal bölünme kavramlarına yeni bir boyut kazandırıyor. Bilgi paylaşımını görünür kılarak işbirliğini teşvik eden ve ortak kullanıma açık alanlar yaratarak ekip üyeleri arasındaki bağı güçlendiren bu sistem, ofis atmosferinin bütününde çok yönlü bir araç olarak hizmet veriyor.

Ofise Yayılan Çok Yönlülük

Lockers Collection’ın geniş seçenek sunan yelpazesi, ofis içinde kullanıcıların her türlü ihtiyacını karşılıyor. Ebatlardaki çeşitlilik, küçük kişisel eşyalardan bagaj ve kıyafete kadar her şeyi depolamaya imkân tanırken; farklı yükseklik ve endeki varyasyonlar açık plan düzeninde mekânsal bölünmeyi mümkün kılıyor.

Depolama ünitelerinin yüzeyine beyaz yazı tahtası ekleyebilme seçeneği, ofis sakinlerine ekipleriyle bilgi paylaşımı yapabilecekleri ve spontane işbirlikleri doğurma potansiyeline sahip bir mekan sunuyor. Koleksiyon hem hareketli hem yerleşik çalışanlar için bir merkez yaratarak, şahsi eşyalarının güvenliğinden ziyade işlerine odaklanmalarına şans veriyor.

Kişiye Özel Depolama Üniteleri

Geniş materyal seçkisi sizlere markanızı ve kurum kültürünüzü ifade etme özgürlüğü tanıyor. Çeşitli renklerde melamin, metal ve dokuma malzeme seçeneklerine sahip koleksiyon, her türlü estetik anlayışına uyum sağlıyor.

Farklı Kilit Seçenekleri

Lockers Collection, klasik anahtarlı sistemlerden, daha ileri düzeyde RFID, tuş takımlı ve çevirmeli sistemlere kadar pek çok farklı kilitleme seçeneği sunuyor. Anahtarsız kilitler kullanım ve erişim kolaylığına sahipken, acil durumlar için ana anahtar ve batarya yedeği ile gelişmiş yönetim olanakları sağlıyor.

FONKSİYONEL ÇEŞİTLİLİK SUNAN UYGULAMALAR

Hareketli Çalışanlar

Lockers Collection hareketli çalışanların mekana hızlıca yerleşmesine ve adapte olmasına izin verirken, şahsi eşyalarını depolayabilecekleri ve gönül rahatlığıyla bırakabilecekleri bir alan temin ediyor.

Atanmış Hareketli Çalışanlar

Tahsis edilmiş depolama üniteleri, ofis boyunca hareket halinde olan çalışanlara kişisel eşyalarını depolamaları için daha fazla ihtiyaç duydukları alanlar sunarak, mekânın diğer göçebe çalışanlar için açık kalmasına müsaade ediyor.

Yerleşik Çalışanlar

Geniş depolama üniteleri giysiler, spor çantaları ve yeme içme araçları için elverişli alanlar içerirken, ofis sakinlerine işe bağlı ve organize kalmalarına imkan veriyor.

İşbirliği

Koleksiyon, çalışanlara beraber yaratabilecekleri alanlar sağlıyor. Yüzeyleri beyaz yazı tahtası veya raptiyeyle not iliştirilmeye müsait kumaşlarla kaplanan üniteler işbirliğini teşvik ederken, öte yandan değerli depolama alanları tedarik ediyor.

Mekânsal Bölünme

Lockers Collection özelleşmiş bölgeler, toplantı alanları, ekip bölgeleri ve yeniden canlandırılmış mekânlar yaratarak, odaklanmaya çalışanlar için bir sınır görevi gördüğü gibi; mekân tanımlamaları yaparak ekiplere aidiyet hissiyatı veriyor.

Ekip Depolaması

Ekip üyelerinin ortak kullanımına açık depolama alanları, zaman tasarrufunun yanında projelerin de organize edilmesine katkı sağlıyor.

Kaynak: https://www.klassis.com/wp-content/uploads/2019/06/Lockers.pdf

 

 

Read more

Steelcase’den Ofislerinizde Kişisel Alanlar Yaratan Akustik Çözüm: Officebricks Acoustic Pods

Steelcase tasarımı Officebricks Acoustic Pods, çalışma alanları içerisinde yüksek ses yalıtımına sahip modüler kapsül sistemleriyle cezbedici kişisel alanlar yaratıyor.

İş Yerinde Arzulanan Mahremiyet

Günümüzde çalışma alanlarında yaygınlık gösteren açık plan anlayışıyla beraber gelen kapalı ve kişisel alanlara duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Dünya üzerinde 30’dan fazla müşteriyle yürütülen araştırma sonuçlarına dayanarak Steelcase; duyulan ihtiyaçlara, ofis içindeki programlanmaya ve arzu edilen organizasyon düzenine göre 1:6 ile 1:10 oranları arasında değişen kişisel özel alanlara yer verilmesini öneriyor. Officebricks Akustik Kapsülleri çalışanlara arzu ettikleri kişisel alanları sunarak kalabalık insan topluluklarına hizmet eden mekânlarda en üst seviyede ses yalıtımı sağlıyor.

Konsantre Ol, Tercihini Yap ve Kontrol Et

Steelcase ve Microsoft işbirliğiyle 2017’de yapılan araştırmaya göre, çalışanların %85’i konsantre olmakta güçlük çektiğini belirtirken, %86’sı ise üzerinde çalıştıkları görev tanımından hareketle nerede ve nasıl çalışmak istedikleri hakkında seçim ve kontrol haklarının olmamasından şikâyet ediyor.

Akıllı Tasarım

Officebricks Akustik Kapsülleri’nin montajı herhangi bir delme, yapıştırıcıyla birleştirme ve vidalama işlemine ihtiyaç duyulmadan hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Söküm aşaması ise ofis alanının yeniden düzenlenmesine ve yerleşimine imkân tanıyarak kusursuz bir şekilde halledilebiliyor. ‘On Air’ işareti çalışanlara kapsülün aktif olduğunu belirterek gizliliğin korunmasına katkı sağlıyor.

Akustik Konforunuz için Tasarlandı

Lamine emniyet camı ve akıllı tuğla sistemlerinden imal edilen Officebricks Akustik Kapsülleri çift yönlü bir ses yalıtımı sağlıyor. Dış mekândaki sesler içeriye ulaşmazken, içerideki sesler ise dışarıya sızmadan görüşmeler gizliliğini koruyor. Düşük gürültülü havalandırma sistemi ise akustik konforunuza zarar vermeden sağlıklı bir iklim ve keyifli bir atmosfer yaratılmasına yardımcı oluyor.

İş tanımı, görev sorumluluğu ve yaratıcılık merkezinde yürütülen ‘mahremiyet’ odaklı araştırmadan hareketle Steelcase; iş yerinizin yerleşim planına bağlı kalarak akustik konforunuzu artırmak amacıyla kilit tasarım prensiplerini bünyesinde barındıran farklı planlama yaklaşımları tanımlıyor. Doğru düzenleme biçiminin seçimi uygulanacak kuruluşun iş kültürü, iş gücü hareketlilik düzeyi, iş takip süreci, protokolleri ve mevcut gayrimenkul yatırımları gibi farklı etmenlere bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.

Yüksek Performans Garantisi

Avrupa menşeili bileşenleriyle Almanya’da üretilen kapsüller; sensör aktivasyonlu ve düşük gürültülü havalandırma sisteminin yanında 35 dB üzeri akustik performansıyla kendi muadilleri arasında piyasanın zirvesinde bulunuyor.

 

Read more

SelgasCano Richard Rogers’ın Eski Ofisini Yeni bir Çalışma Alanına Dönüştürdü

İspnayol mimarlık ofisi SelgasCano daha önceden Richard Rogers’ın ofis olarak kullandığı ve 1960’ların ünlü filmi Blowup çekildiği binayı SecondHome firması için bitkilerle dolu yeni bir çalışma alanına dönüştürdü.

Burası SelgasCano’nun Londra merkezli firma SecondHome için tasarladığı üçüncü proje oldu. Proje girişimciler ve yaratıcı topluluklar için verimli bir çalışma ortamı sağlıyor.

Özel bir geçmişe sahip olan bina, SelgasCano tarafından özenle restore edildi. Önemli detayları korunan binanın çatı katında eski işlevini hatırlatan bir fotoğraf stüdyosu da bulunuyor. Yeni çalışma alanları yaklaşık 600 metrekarelik bir alana yayılıyor. Yapı içerisindeki stüdyolar küçük gruplara ve maksimum 8 kişinin bir arada çalışacağı bir düzene göre tasarlandı.

Yapının içinde 35 ağaç ve birçok küçük bitki yer alıyor. Cam duvarlar özel ofisleri birbirinden ayırıyor ve toplantı salonları zemin katta yer alıyor.

Kaynak: dezeen

Read more

Güzel Düşünme: Londra Projesi

Biyofili insanları doğaya yaklaştıran, onların üretkenliklerini arttıran ve iyi hissettiren mekanları tasarlanma disiplinidir. Interface ise mimarlara ve tasarımcılara farklı düşünmeleri, tasarımlarında doğanın gücünü ve biyofilik tasarım kurallarını uygulaması konusunda ilham vermeyi amaçlamaktadır.

Interface, biyofilik tasarımının pozitif etkilerini öne çıkararak dünyayı değiştirecek bir düşünce tarzını birçok insana göstermeyi planlamaktadır – güzel düşünme.

Interface dünyayı güzel düşünce ile değiştirme çalışmasına ilk olarak Londra’dan başlamıştır.

İngiltere’nin başkenti olan Londra’nın en ilham verici biyofilik noktalarını keşfetmek için hazırlanan rehbere aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz.

Londra Biyofilik Rehberi‘ni indirmek için tıklayın.

 

 

Read more

İnsan Doğası-Ofisiniz İçin Elle Ahşap Seçimi Yapan Kişiyle Tanışın

Mark Schild, Steelcase ürünlerinde kullanılan ahşabın malzeme kalitesini ve niteliklerini anlamamız için bize kısa açıklamalarda bulundu. Mark, Steelcase mobilyalarında kullanılan ahşabın seçiminden ve satın almasından sorumlu. Bu sene Steelcase ürünlerinde kullanılan ahşabın yaklaşık %85’i Mark tarafından milyonlarca metrekare arasından seçildi. Kendisi, ürün standartları konusunda uzman ve kullanıcının ne talep ettiğini ne istediğini çok iyi biliyor. Mark için bu bir aile işi. Michigan, Kentwood’daki Steelcase ahşap tesisinde çalışan beş aile üyesinden biri olan Mark ahşaba olan ilgisini şöyle anlatıyor:

“Ahşabı seviyorum. Ahşap tam olarak doğanın bir parçası ve bana çok daha sıcak geliyor. Malzemenin doğal olup olmadığını anlamanız için sadece tırnağınızla bile ona dokunabilirsiniz. Küçük bir test yeterli.”

 

 

 Ahşabı nasıl seçiyorsunuz?

Ormandan ofise uzanan süreçte ahşabın seçimi daima zor ve karmaşık bir iş olmuştur. Ormancı ağaçları keser ve yere hizalar. Daha sonrasında kamyona yüklenen ağaçlar işlenmek üzere atölyeye getirilir ve Mark sürece burada dahil olur. Ağaçların renklerine ve dokularına bakarak onların karakterlerini analiz eder. Çevredeki değişkenlerden etkilenmeden ahşabın doğasını keşfetmek en zor işlerden biridir. Bu süreçte Mark ile birlikte çalışan arkadaşları ahşabın en doğal halini yansıtmak için özel bir kamera ve ışık kaynağı kullanırlar.

Bugünün ahşap trendi nedir?

Mark’a göre bugünün trendi temiz, modern ve açık renkli ahşaplar. 15 sene öncesinde ise koyu ceviz ve kiraz renkleri tercih ediliyordu. İnsanlar artık ahşabın doğal rengini ve onun bütün güzelliğini görmek istiyorlar. Mark’ın işini zorlaştıran ve bir yandan da zevkli kılan kısım bu. Mark bazen müşterilerle birebir olarak iletişime geçiyor ve onların en doğru rengi bulması için onlara yardımcı oluyor.

Beyaz meşe renginin bu sıralar en çok tercih edilen renk olduğunu belirten Mark, bu tür ahşabın sadece ofislerde değil birçok mekanda tercih edildiğini de ekliyor.

Ahşap seçiminde ilişkiler neden önemlidir?

Kalite standartlarına uygun ahşap seçme işi Orman İdare Kurulu ile Steelcase arasında öenmli bağlantıları gerektiriyor. Mark da müşterilerine en kaliteli ürünü sunabilmek için bu ilişkilerin önemine ve güvenlirliğine odaklanıyor ve sözlerini şöyle noktalıyor.

“Müşteriler giderek ne istediğini daha iyi biliyor. Kendileri için en kaliteli ve en özel olanı talep ediyorlar. Ve biz müşterilerimizin beklentilerini karşılıyorsak, hepsi buna değer.”

 

 

 

Read more

Steelcase Ofislerinize Renk ve Rahatlık Katmaya Geliyor

Steelcase’in ödüllü tasarımlarından Brody ile hem kendinize ait izole alanlara sahip olacak hem de çalışma ortamınızı çok daha keyifli bir hale getireceksiniz. Steelcase Brody, tasarımı sayesinde dikkatinizi dağıtabilecek olası birçok durumdan sizi soyutladığı gibi, ergonomik çözümleri sayesinde de ihtiyacınız olan konforu sağlıyor.

Steelcase Brody vücudunuz için mükemmel konforu sağlıyor. Yüksek teknoloji ile tasarlanan Brody, sürekli şikayetçi olduğumuz sırt ve boyun ağrılarına da çözüm sunuyor. Laptop ve elektronik aletleriniz için yerleştirilen çalışma yüzeyi isteğinize göre ayarlanabiliyor.

Brody çalışma süreniz boyunca sizin için özel bir alan ve mahremiyet yaratıyor. Sürekli dağılan dikkatinizi toparlayabilmeniz için Brody size görsel olarak yalıtılmış bir çalışma ortamı sunuyor.

Brody, kalabalık alanlarda sizin için alternatif çözümler sunarak kullanım alanlarınızı çeşitlendirmenizde size yardımcı oluyor. Üniversite ve kütüphane gibi eğitim yapılarında farklı kullanımlara izin veriyor.

 

Read more

Doğadan Tasarım: Biyofilik Tasarım Pratiği – II

Birçok başarılı biyofilik tasarım örneği doğanın niteliklerinden ve özelliklerini kopyalamadan ilham alır. Biyofilik tasarım pratiği, tasarımın içerisindeki farklı stratejilerin doğayla uyumlu olarak yapılı çevreye uygulanmasını içerir.

Doğadan Tasarım: Biyofilik Tasarım Pratiği yazı dizimizin ikinci bölümünde doğayı inşa ettiğimiz yapılı çevrelerde yaşamanın yollarını üç farklı başlık altında inceleyeceğiz. Bu üç farklı başlık altında topladığımız biyofilik tasarıma ait 24 özellik ile mimarlık ve doğanın buluştuğu noktalara daha yakından bakacağız.

DOĞANIN DOĞRUDAN DENEYİMİ

  • Işık
  • Hava
  • Su
  • Bitkiler
  • Hayvanlar
  • Doğa Manzaraları ve Ekosistemler
  • Hava
  • Ateş

DOĞANIN DOLAYLI DENEYİMİ

  • Doğanın Görüntüleri
  • Doğal Malzemeler
  • Doğal Renkler
  • Doğal Işık ve Havayı Taklit Etmek
  • Doğal Şekiller ve Formlar
  • Doğayı Uyarmak
  • Bilgi Zenginliği
  • Zaman, Yaş ve Değişim
  • Doğal Geometriler
  • Biyomimikri

YER ve MEKAN DENEYİMİ

  • Manzara ve Dinlenme
  • Organize Karmaşıklık
  • Parça-Bütün Entegrasyonu
  • Geçiş Mekanları
  • Hareketlilik ve Yönlendirme
  • Kültürel ve ekolojik Yerleştirmeler

 

Read more